
Sinema uzmanları bu lirik anlatıyı "iki oyuncuyla yönetmen işi" diye adlandırdı. Burada çağdaşımız olan iki gencin mutsuz aşkı anlatılıyor. Öykü, iki kahramanın kaderi ve iki karakterin ilişkisi üzerine kurulmuştur. Film, kahramanların ve aynı zamanda Bakü'nün ruh hâlini yansıtır. İlk bakışta Esmer (Leyla Şıhlinskaya) mutlu görünür: diplomat bir kocası, kızı, dostları vardır; ilginç yolculuklardan güzel izlenimler edinmiştir. Belki bir zamanlar bunlar onu oyalamış, sonra yavaş yavaş gözünden düşmüştür. Çünkü Esmer hâlâ bazı gençlerimiz gibi hayatta kendi yerini bulamamaktadır… Çocukluk yıllarındaki içten duygularını hatırlayan kadın ve erkek, o ilişkiyi geri getirebilecek durumda değildir. Geçmişle geleceğin, eskiyle yeninin karşılaştırılması. Geçmiş ve gelecek "mekân" arayışıyla sunulan, geçmişten gelen bir aşk hikâyesi. Özel çerçevelerle verilen geniş "geri dönüş" sahnelerinden oluşan bu yönetmen filmi insanda bir nostalji duygusu da uyandırır. Film felsefi bir sonla biter: yalnızca geçmişle, çocukluk anılarıyla yaşanmaz, her insanın bir geleceği olmalıdır. Oktay'dan (Hasan Memmedov) ayrılan Esmer'in yüreğinde hayatını yeniden kurma, ödün verme isteği daha da güçlenir. Ömrün günlerinden yalnızca birini, biraz sıra dışı ama diğerlerinden pek de farklı olmayan bir günü gösteren filmin sonunda her iki karakter — Oktay ve Esmer — ciddi biçimde düşünüp sonuç çıkarır. Filmde şu felsefi nokta vurgulanır: geçen günü geri getirmek mümkün değildir. Bu, Esmer'in bütün davranışlarında ve film boyunca süren anılarında ortaya konur. Seyirci filmi izlerken bir şey beklediği gibi, Esmer de bekler. Ama filmin sonunda Oktay'la birbirlerine gerek olmadığını hisseder. Elbette geçmiş de geçmiş olarak kalır.
Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz.